Programatik Reklamcılık

Programatik Reklamcılık

Programatik Reklamcılık Ne Demek?

En kısa tanımı ile; Yapay Zeka ve makine öğreniminin, insan görüşmeleri ve önceden belirlenmiş fiyatlar yerine gerçek zamanlı olarak reklam satın almaları için kullanılması.

Programatik reklamcılık, otomatik bir teklif verme sistemi aracılığıyla gerçek zamanlı olarak reklam envanterinin satın alınmasını ve satılmasını otomatikleştirme sürecidir.

Markaların veya ajansların, gelişmiş bir ekosistem aracılığıyla yayıncı sitelerinde veya uygulamalarında milisaniyeler içinde reklam gösterimleri satın almasına olanak tanır. Bu makale, programatik reklamcılığın temellerinin, nasıl çalıştığını, programatik medya satın alma türlerini, programatik reklam kanallarını ve avantajlarını kapsar.

Hem yayıncılar hem de reklam verenler kendilerini reklam alanının yönetimi ile mücadele ederken bulabilirler. Reklamların satışı ve satın alınması için manuel olarak pazarlık yapmak zaman alan bir süreçtir, ancak programatik reklamcılık daha akıllı ve daha hızlı bir alternatif sunar. Programatik reklamcılık, dijital pazarlama alanı satın alma ve satma sürecini otomatikleştirir ve herkes için zamandan tasarruf etmek için popüler bir çözümdür. ABD’de, dijital görüntülü reklamcılık harcamalarının üçte ikisinden fazlası programatiktir. 2022 yılına kadar reklam sürecinin% 80’inin programatik olması bekleniyor.

Kısaca söylemek gerekirse programatik reklamcılık, doğrudan yayıncılardan satın almak yerine dijital kampanyaları otomatik olarak satın alıp optimize etmenin bir yoludur. İnsan görüşmelerini makine öğrenimi ve yapay zeka optimizasyonuyla değiştirmek için tasarlanmıştır. Amaç, hem reklamveren hem de yayıncı açısından verimliliği ve şeffaflığı artırmaktır. Bu, bir ziyaretçinin bir web sitesini yüklemesiyle aynı anda reklamların satın alındığı gerçek zamanlı açık artırmalar yoluyla yapılır. Programatik ve nasıl çalıştığı hakkında biraz daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız bu makale tam size göre!

Programatiği kimler kullanır?

Programatik reklamcılık, görüntülü reklam, mobil, video ve sosyal dahil olmak üzere çok çeşitli dijital kanallarda mevcuttur. Geleneksel çevrimdışı kanallar da dijitalleşme yolunda ilerliyor. Ev dışı out-of-home kanalların otobüs duraklarında, alışveriş merkezlerinde ve reklam panolarında dijital ekranlar aracılığıyla programlı bir şekilde reklam verdiğini görmeye başlıyoruz. Önceden programatik, daha büyük bütçeler ve medya ajansları için ayrılmıştı, ancak self servis araçların (DSP Platformlarının) hızlı yükselişi, daha küçük markaların teknolojiye erişimini artırıyor ve onlara pahalı aracılardan geçmeden daha büyük markalarla rekabet etme yeteneği sunuyor.

Real-Time Bidding (RTB)?

RTB, gerçek zamanlı açık artırmalar yoluyla reklam satın almanın ve satmanın bir yoludur, yani işlemlerin bir web sayfasını yüklemek için gereken sürede yapılır; yaklaşık 100 ms.

Şöyle çalışır: Bir ziyaretçi bir web sitesine girdiğinde, ziyaretçi verileriyle birlikte web sitesindeki bilgilerle bir reklam alışverişine bir istek gönderilir. Bu bilgiler daha sonra mevcut reklam verenlerle eşleştirilir ve kriterleri karşılayan reklam verenler arasında gerçek zamanlı bir açık artırma gerçekleştirilir. Örneğin, elektrikli mutfak aletleri satan bir web sitesini ziyaret ettiğinizi, ancak bir ürün satın almadığınızı varsayalım. Daha sonra en sevdiğiniz haber sitesini ziyaret edersiniz ve aniden her yerde kahve makinesi ile ilgili reklamlar görürsünüz! Bu reklamlar, Gerçek Zamanlı Teklif Verme yardımı ile önünüze yerleştirilir. Elektrikli ev aletleri satan şirket basitçe şunu belirtti: “Reklamlarımı bu web sitelerinde göstermek istiyorum – ancak yalnızca sitemi daha önce ziyaret etmiş ve satın alma işlemi yapmamış ziyaretçilere.

” Web sitesini yüklemeniz gereken süre boyunca, sayfasını ziyaret ettiğiniz elektrikli ev aletleri markası ile size reklam göstermekle de ilgilenen herkes arasında bir açık artırma yapılır. Kazanan teklif veren, reklamını size yayıncının web sitesinde gösterir.

Geçmişte, reklam verenler hedef kitleleriyle eşleştiğine inandıkları web sitelerine reklamlar yerleştirirdi – bu nedenle motosiklet kaskları satan bir şirket, motosikletlerle ilgili blogları seçip bu sitelerdeki yerleşimleri manuel olarak satın alabilirdi. Daha sonra, banner reklamları, alakalı müşteriler olup olmadıklarına bakılmaksızın, o web sitesinin tüm ziyaretçilerine gösterilecektir.

Gerçek Zamanlı Teklif Verme, daha iyi ve daha hızlı hedeflemeye olanak tanıyarak reklamların her durum için ayrı ayrı alınıp satılmasını sağlar, yani yalnızca hedef kitlenizdeki ziyaretçiler reklama maruz kalır.

Tüm programatik satın alma işlemleri (RTB) Gerçek Zamanlı Teklif Verme’yi kullanmaz ancak çoğu öyledir.

Programatik, reklam satın almayı otomatikleştirmenin bir yoludur ve RTB bunu yapmanın bir yoludur. Programatik satın almanın kabaca % 90’ı Gerçek Zamanlı Teklif Verme yoluyla gerçekleşse de, programatik reklamcılığın başka yolları da vardır:

Programmatic Direct

Belirli sitelerde garantili miktarda gösterim satın almanın bir yolu.

Genellikle tam sayfa reklamları gibi büyük “premium” biçimler için kullanılır.

Genellikle bir açık artırmadan ziyade sabit fiyatlı bir anlaşma içerir

Private Exchange buying (PMP)/(Private Deal)

Bir veya belirli sayıda yayıncının, belirli reklam verenleri envanter alanlarına teklif vermeye davet ettiği, yalnızca davetle girilebilen bir satın alma yolu.

(DSP) Satın alma platformunuzun doğrudan yayıncının envanterine girdiği bir satın alma yöntemidir. Exchange’lerin hiç kullanılmadığı bir yol olarak kullanılır.

RTB ile Programatik Arasındaki Fark Tam Olarak Nedir?

Yeni olan her gelişmenin yarattığı büyük fırsatlar bazen asıl olanın önüne geçebiliyor ve karışıklıklara neden olabiliyor. RTB ile programatik reklamcılık arasındaki ilişki aslında tam olarak bu. RTB, programatik reklamcılığın sadece bir parçası yarattığı fırsatlardan birisidir.

RTB’yi tanımlamamız gerekirse; en doğru anda, en doğru yerde ve hedef kitlenin dikkatini çekebilecek en doğru içerikle karşısına çıkmayı sağlayan modelidir. Bunu yaparken kullanıcıların cihazlarında yer alan çerezler ile ilgi alanlarını, takip ve analiz ederek en yüksek teklifi veren markanın hedef kitleye reklamlarını göstermesini sağlar.

RTB’nin yarattığı fırsatlardan doğru ve verimli bir şekilde faydalanabilmek için farklı bileşenlere de ihtiyaç duyulur.

Bunlar; reklam veren tarafında yer alan, Veri Yönetim Platformuna (DMP) bağlı olan bir Talep Tarafı Platformu (DSP), reklam alanı sağlayıcı yani yayıncı tarafında ise daha fazla reklam borsasında yer almak için kullanılan Arz Tarafı Platformudur (SSP).

Reklam Borsası (Ad Exchange) Nedir?

Reklam verenler için hedef kitleyle buluşmak ne kadar önemliyse, yayıncılar için de reklamverenler ile buluşmak o kadar önemlidir.

Reklam borsası; yayıncıların, reklamverenlerin display (görüntülü reklam) ve video reklamlarının görüntülenmesi için belirli bir fiyat üzerinde anlaşma yaptığı alandır. Yayıncılar bu alanda reklam verenler ile buluşarak en iyi teklifi almayı hedeflerler.

Reklam Borsası Nasıl Çalışır?

Programatik reklamcılığın merkezinde yer alarak reklamveren tarafında bir Talep Tarafı Platformuna (DSP), yayıncı tarafında ise bir Arz Tarafı Platformuna (SSP) bağlanır.

Reklam Ağı ile Reklam Borsası Farkı

Dijital dünyanın yarattığı fırsatlardan maksimum seviyede faydalanmak her markanın istekleri arasındadır. Burada doğru bir yöntem seçmek ise markaların yakalamak istedikleri fırsatlar için kritik bir önem taşır.

Reklam ağı; belirli bir sayıda web sitesine bağlanarak, reklamverenler için sınırlı bir sayıda satın alma fırsatı yaratırken, reklam borsası; birçok reklam ağından faydalanarak reklamverenler için daha fazla satın alma fırsatı yaratır.

2019 Yılının En İyi Reklam Borsaları

Yayıncılar ile reklamverenlerin bir araya gelebileceği birçok reklam borsası vardır.

Bunların en büyükleri;

  • AppNexus
  • DoubleClick
  • AOL Marketplace
  • Microsoft Ad Exchange
  • Open X
  • Rubicon Project Exchange
  • Smaato

Mobil Reklam Borsaları

Mobil cihazlar üzerinden gerçekleşen, internete erişim sayısının gün geçtikçe artması, dijital reklamcılık için mobilde cihazlar üzerinden gerçekleştirilen reklam faaliyetlerinin gelişmesini ve artmasını da sağladı. Buna rağmen şu an Twitter’ın uygulama içi reklamlarını yönettiği platform haricinde bir platform yok. Mobile olan yatırımların artması, yeni platformların ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Twitter reklam borsası; MoPub

Reklam Borsası ve DSP

Reklam borsası, web sitesi ve hedef kitle için uygun olan reklamvereni bulmak için verilere ihtiyaç duyar.

Bu veriler Talep Tarafı Platformu (DSP) ve Arz Tarafı Platformu (SSP) üzerinden elde edilir.

Reklamverenler tarafından kullanılan DSP reklam borsasına sunulan verilerin kaynağıdır.

Talep Tarafı Platformu (DSP) nedir?

Reklamverenlerin, otomatik olarak reklam alanı satın almasını gerçekleştirmesini sağlayan araçtır.

Her yenilik ve gelişimin çıkış kaynağı olan ihtiyacın bir ürünüdür. Manuel reklam satın almaların yarattığı maliyet ve zaman kaybı DSP’nin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

DSP Nasıl Çalışır?

Bir reklamverenin bir reklam borsasına kayıt olmasıyla başlayan süreç otomatik satın alma faaliyetinin ilk adımıdır.

Kullanıcıların reklam borsasına bağlı bir web sitesine yaptığı ziyaret ile reklam borsasına bir sinyal gönderilir. Bu sayede işleyiş aktif olarak başlamış olur.

Borsaya gelen sinyal, DSP sistemine iletilerek reklam alanı için uygun bir reklamanın olup olmadığı sorulur.

Şayet DSP uygun bir reklama sahipse diğer reklamverenler ile gerçek zamanlı bir açık artırmaya girer ve en iyi teklifi vermeye çalışır.

Verilen en iyi teklif ziyaretçiye gösterilir ve bu aşamaların hepsi milisaniyeler içinde gerçekleşir. Bu hız ve gerçekleşen faaliyet reklamverenler için programatik reklamcılığın temelini oluşturur.

DSP ve SSP Arasındaki Fark Nedir?

Dijital dünya farklı alanlarda farklı ihtiyaçlara yönelik çözüm sunmaya devam ediyor. Bu da Programatik Reklam dünyasının neden bu kadar rağbet gördüğüne yönelik göstergelerden biri.

Reklam borsasında yer almak ve veri akışı sağlamak için reklamverenler DSP’ye ihtiyaç duyarken yayıncılar ise SSP’ye ihtiyaç duyar.

Örnek: —

Mobil DSP

DSP hem bilgisayarlar hem de mobil cihazlar üzerinden veri elde ederek en uygun şekilde işleyebilir ve yönlendirebilir. Bu sayede hedef kitlenin karşısına en doğru şekilde çıkılır. Mobil cihazlarda geçirdiğimiz süreleri göz önüne alırsak bu büyük bir veri akışı ve işleme faaliyetidir. Elde edilen her veri ise yaratılan yeni bir fırsattır.

Google Ads Bir DSP mi?

Teknik olarak Google Ads bir DSP platformudur. Google Görüntülü Reklam Ağı birçok web siteye erişiyor olsa bile, erişemediği alanlar da mevcuttur. DSP’nin yarattığı ve sunduğu en büyük fırsatlardan biriyse Google ile erişilemeyen alanlara da erişilebilmesidir.

Markaların hedeflerinden biri olan hedef kitleye maksimum erişim ve etkileşim fırsatı bu sayede gerçekleştirilebilir. Hedef kitle neredeyse orada olmak için markalar için bir motto olmalıdır.

Arz Tarafı Platformu (SSP) Nedir?

Reklamverenler, verileri toplamak ve yönetmek için nasıl DSP’ye ihtiyaç duyuyorsa, yayıncılar da reklam alanlarını yönetmek için bir platforma ihtiyaç duyar, işte SSP tam olarak bu ihtiyaca cevap vermektedir. Yayıncılar, SSP sayesinde, manuel gerçekleştirilen reklam alanı satış işlemlerini otomatik hale getirerek, büyük bir iş yükünden kurtulur ve kendileri için en doğru anlaşmayı gerçekleştirir.

SSP Nasıl Çalışır?

SSP, reklam borsasına bağlanarak ne tür bir reklam alanı olduğu bilgisini gönderir. Reklam borsasında yer alan reklamverenler arasında Gerçek Zamanlı Teklif Verme (RTB) aracılığı ile bir açık arttırma başlar. En yüksek teklifi veren reklamveren, reklam alanını satın alır.

SSP, DSP’den farklı olarak en yüksek fiyatı bulmaya çalışır. Aslında burada pek de şaşılacak bir durum yok, klasik ticaret kuralları burada da işlemektedir. Satıcı (SSP) elinde olan ürünü/hizmeti satabileceği en yüksek fiyatla satmak isterken, alıcı (DSP), bu ürünü/hizmeti en düşük maliyetle elde etmek ister.

Bir yayıncı doğru ve verimli bir SSP kullanımı sayesinde elde ettiği güç ile reklam alanları için minimum bir fiyat belirleyebilir. Reklamverenler için belirli reklam alanları konusunda ısrarcı olabilir. Burada en kritik noktalardan biri yayıncının reklamverenler gözünde yarattığı imaj ve onlara sunduğu fırsatlardır.

2019 Yılının En İyi SSP Platformları?

  • AerServ
  • Appneksus
  • DoubleClick for Publishers
  • BrightRoll Ad Exchanges
  • MoPub
  • OpenX
  • ONE by AOL
  • PubMatic
  • Rubicon Project for Sellers
  • ADYOULIKE
  • SmartyAds SSP

Reklam Borsası ve SSP Karşılaştırması

Gerçekleşen her temas farklı bir fırsat doğurur. Günümüzde bu elde edebileceğimiz en büyük değerlerden biridir. Yayıncılar, SSP ile birden fazla reklam borsasına bağlanarak elde edebileceği en çok fırsatı ve en iyi teklifi yakalamayı hedefler.

SSP’nin Maliyeti Ne Kadardır?

SSP platformları, yayıncılar ile gerçekleştirdikleri anlaşmalar ile yayıncıların gerçekleştirdiği satış işlemlerinden komisyon alırlar. Aynı zamanda yayıcıncılara sundukları eklenti hizmetleri ile de gelir elde edebilirler. Yapılan komisyon anlaşmaları, gerçekleşen satış işleminden elde edilen gelirin %10-20’si kadardır. Bu oran Google Ad Manager’da ise şeffaf olmamakla beraber daha yüksektir.  Google Admanager platformunun SSP’den ve Google Ads Platformunun da DSP’den farklı olarak kabul edilmesindeki en önemli etken de budur.

Bir platformla anlaşma yapmadan önce, yayıncılar, kendi ihtiyaçlarını ve reklamverenlerin hangi ihtiyaçlarına çözüm ürettiğini belirlemelidir.

Veri Yönetim Platformu (DMP) Nedir?

Veri markalar için elde edebilecekleri en büyük güçlerden biri haline dönüşmüş durumda. Veriyi doğru bir şekilde toplayan, işleyen ve yöneten markalar, dünyanın en büyük markaları haline gelmeye başladı. Peki markalar verileri nasıl elde ediyor ve bu verileri hangi yolla gerçekleştirdiği faaliyetlere entegre ediyor?

DMP bilgi toplamak, depolamak ve sıralamak için kullanılan bir yönetim platformudur. Programatik reklamcılık içerisinde DMP; DSP’yi ve SSP’yi birlikte kullanarak veriler ile bu iki platformu da besler. Bu sayede platformlar daha doğru ve verimli hedeflemeler yapabilir.

Doğru hedeflemelerin yapılabilmesi için ziyaretçilerden gelen çerezlerden faydalanır. Bu çerezlerin işlenmesi, sıralanması ve bölümlere ayrılması ise DMP üzerinden gerçekleştirilir.

DMP ve DSP

Programatik reklamcılığın sunduğu fırsatlardan yaralanabilmek için DMP ve DSP platformlarının birbiriyle entegre ve uyum içerisinde çalışması gerekir. DSP reklam alanı satın alması gerçekleştirirken DMP’den elde ettiği verilerden faydalanır. Bu sayede daha doğru satın alma işlemleri gerçekleştirilir. Verileri toplamak, depolamak ve işlemek bir amaca hizmet ettiği zaman bir anlam taşır. Bir amaca hizmet etmediği zaman ise elde bulunan bir bilgi yığını olmaktan öteye geçemez. İşte DMP’nin DSP’ye ihtiyaç duymasının nedeni budur. Elde edilen veriler ile anlamlı sonuçlar ortaya çıkmasını ve programatik reklamcılığın faydalarından biri olan hedefleme seçeneklerinden yararlanmasını sağlamak.

Programatik Hedefleme Nedir?

  • İçeriğe Dayalı Hedefleme; Reklamları bir web sitesinin içeriğine göre hedeflemeyi sağlar. Burada ürünün/hizmetin reklamlarının yayınlanacağı web sitesine uyumu göz önüne alınır.

Örnek: Bir spor markasının beIN Sports’da gerçekleştirilen reklam faaliyetlerinde şansı daha fazlayken, bir moda markasının ise Vogue dergisinin web sitesinde dönüşüm elde etme şansı daha fazladır.

  • Anahtar Kelime Hedefleme; Belirli anahtar kelimeler üzerinden gerçekleştirilen hedeflemelerdir. Ürünün/hizmetin içeriğine uygun olabilecek kelimeler ile buna benzer kelimelerin geçtiği web sitelerinde yer almanızı sağlar. Temel anlamda bir tür içerik hedeflemesi denilebilir.

Örnek: Mutfak aletleri satışı gerçekleştiren bir online mağazanın, içerisinde yemek tarifleri gibi kelimeler bulunan bir blog yazsında reklamlarının gösterilmesini sağlar.

  • Veri Hedefleme;  Bazı şirketler ve yayıncılar kullanıcılarının izinli verilerini DMP kullanarak reklam verenlerin kullandığı DSP platformları üzerinde satışa çıkarmaktadır.

En kısa tanımı ile; kullanıcıların bu web sitelerine yaptıkları ziyaretler ile elde edilen çerezlerin kullanılmasıyla yapılan hedeflemelerdir. Belirli bir ürün veya hizmete bir kere ilgi göstermiş kullanıcıların neye ilgi gösterdiği bilgisini taşıyan verilere 3. parti data.  Bir form üzerinden elde edilmiş ve kullanıcıların eğitim, meslek, yaş, cinsiyet, maaş, aracının markası vb. bilgileri taşıyan verilere ise 1. parti data denilmektedir.  Kullanıcıların yakın geçmişinde elde edilen bu veriler kullanıldığında, kullanıcı reklam alanına sahip herhangi bir web sitelerini ziyaret ettiğinde, sitedeki kelime veya içeriklere bakılmaksızın reklam gösterilebileceği anlamına gelir.

Örnek: Restoranlar hakkında bilgiler sunan bir web sitesi eğer verilerini bir DMP şirketi ile paylaşıyorsa, bu siteyi ziyaret eden kullanıcılar DMP ile çerezlenir.  Bu kullanıcı artık restoranlar için bir potansiyel müşteridir ve hedeflenebilir. Kullanıcı bu web sitesinden ayrıldıktan sonra bir gazeteye ait web sitesi ziyareti gerçekleştirdi diyelim.  DSP üzerinden DMP şirketine ait bu verileri hedefleyen bir restaurant varsa gazetenin sitesinde kendi reklamlarını potansiyel müşterisi sayılabilecek olan bu kullanıcıya da ulaştırmış olacaktır.

  • Coğrafi Hedefleme; Belirli bir bölgede gerçekleştirilmek istenen reklam faaliyetleri için tercih edilebilecek bir hedefleme şeklidir.

Örnek: İstanbul’da bulunan bir fiziki mağazaya müşteri çekmek için Atina’da reklam göstermenin bir anlamı yoktur.

Aynı zamanda uluslararası markalar ve ya online hizmetler veren firmalar, spesifik bir reklam deneyimi yaşatmak için faaliyeti gerçekleştireceği ülkede, bölgeye özel bir‘ dille, özgün reklamlar sunabilir.

  • Yeniden Hedefleme; Yeniden hedefleme ile reklam verenin sitesini ziyaret eden ve bir ürüne/hizmete ilgi gösteren kullanıcıların bıraktığı çerezler kullanılarak, farklı web sitelerinde karşısına çıkılır. Burada amaç kullanıcıyı tekrardan siteye çekmek ve satış işlemini gerçekleştimektir.

Örnek: Bir online kitap mağazasında bir kitaba ilgi gösteren kullanıcının karşısına blog sitesinde aynı ürünle tekrar çıkılır.

Programatik Reklamcılığın Maliyeti Nedir?

Programatik reklamcılıkta satın alma işlemleri genellikle CPM üzerinden gerçekleştirilir. Yani maliyetler 1000 gösterim başına hesaplanır. Bu maliyetler yayıncı sitelere, saatlere ve reklam alanlarının pozisyon ve ölçülerine göre ve varsa DMP datalarının maliyetlerine göre değişiklik gösterebilir.  Ancak CPM maliyetlerini etkileyen ana etken her zaman rekabettir.  Reklam alanları veya kullanıcı verileri ne kadar kaliteliyse ve yapılan hedeflemeler ne kadar spesifik olursa maliyetler o kadar artar.

Bununla birlikte programatik reklamcılıkta ortalama maliyet CPM için 1.50 TL ile 20 TL arasında değişiklik göstermektedir. Fiyatı belirleyen en önemli unsurun spesifik hedeflemeler yapılması olduğunu unutmamalısınız. Çünkü maliyetiniz artsa da, aynı zamanda hedeflediğiniz kullanıcıların potansiyel müşterileriniz olma olasılıkları da artmaktadır.

Programatik Reklamcılığın Geleceği

Dijital dünyadaki değişim maksimum faydayı yakalamak adına hiç hız kesmeden devam ediyor. Yapay zekanın yarattığı, insan hatasını ve zaman maliyetini minimuma indiren gelişmeler, programatik reklamcılığı gün geçtikçe pazarlamacıların odak noktası haline getiriyor. Bu da yeni trendlerini yeni gelişmelerin ve yeni çözümlerin ortaya çıkmasına olanak sağlıyor. İşte bazı yeni trendler.

Self Servis Platformlar

Programatik reklamcılık platformları, daha düşük reklam bütçesine sahip olan KOBİ’lerin büyük bütçeli şirketler ile rekabet edebilmesine olanak sağlıyor. Bu durum programatik reklamcılık teknolojilerinin, KOBİ’ler içerisinde hızla yükselmesine ve yayılmasına imkan tanıyor.

Kurum İçi Devrim

Self servis platformlar sayesinde, markalar, medya ajansları ve diğer aracılara ihtiyaç duymadan programatik reklamcılık faaliyetlerini kurum içerisinde gerçekleştirmeye başladılar. 2018 yılında markaların %45’i programatik satın alma faaliyetlerini kurum içerisinde gerçekleştirirken 2022 yılına kadar bu oranın %62’ye çıkacağı tahmin ediliyor.

Sonuç

Gelecek odaklı yaklaşım dijital dünyanın olmazsa olmazı. Bu yazıda anlatmaya çalıştığımız programatik reklamcılık ise reklamcılık dünyasının geleceği olma konusunda emin adımlarla ilerliyor. Özellikle küçük işletmelere sunduğu fırsatları göz önüne alırsak yayılma hızı ve gelişimi tahmin edilenden de daha çabuk gerçekleşecek gibi. Yeni inşaa edilmeye başlayan bu gelecekte yer almak, markalara ciddi bir değer ve rekabet avantajı yaratacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
× Bizimle sohbet edin!